Paul Gauguin
(7 Haziran 1848 - 8 Mayıs 1903)

Paul Gauguin 19. yüzyıl sonlarının en önemli ressamlarından biridir. Vincent van Gogh'un hayatında da çok önemli bir rol oynamıştır.

Vincent Gauguin ile, Paris'te kardeşi Theo ile birlikte yaşarken tanıştı ve Gauguin, aynı stildeki pek çok diğer ressam gibi, Vincent'ın resme yaklaşımı konusunda onu derinden etkiledi.

1888'de Arles'a taşınmasından kısa bir süre sonra, Theo Vincent'a yazdığı bir mektupta Gauguin'in hasta, borç içinde ve depresyonda olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Vincent da Gauguin'i Arles'a davet etti --bir tür kaçış olacak olan, güney Fransa'da bir ressamlar birliği kurmak projesinde kendisine katılmasını hayal ediyordu.

Gauguin Ekim ayında Arles'a vardı ve Vincent'ın "Sarı Ev"ine yerleşti. İlk haftalarda oldukça iyi bir ilişki içinde olan iki ressam, sonraları karakterlerinin ve de resme olan yaklaşımlarının farklı olması sebebiyle gittikçe uzaklaşmaya başladılar. Sıklıkla sert tartışmalara giriştiler ve bunlar da muhtemelen Vincent'ın akıl sağlığının kötüye gitmesinde etkili oldu.

Gauguin, 23 Aralık 1888'de Vincent'ın kendisine bir usturayla saldırdığını anlatır. Gauguin'in abartılı ve de yarı-doğru anlatım tarzı dikkate alındığında, bu olayı doğrulayan bir kanıt neredeyse yok gibidir. O günün akşamında Vincent sol kulağının bir kısmını kesti ve de hastaneye kaldırıldı. Gauguin Theo'ya durumu derhal haber verdi ve Arles'dan da hemen ayrıldı. Bu olaydan sonra da Vincent ve Gauguin birbirlerini bir daha hiç görmediler.

Birçoklarına göre Gauguin Vincent'ın son yıllarında "hain" rolünü oynamıştır. Gauguin değişken ruhlu, tartışmacı ve de ben-merkezli bir insandı (tabi aynı özelliklerin Vincent'ta da olduğu öne sürülebilir). Gauguin, Theo'nun maddi yardımına ihtiyaç duyuyor olmasına rağmen, Vincent'ın kendi kulağını kestiği ve dolayısıyla açıkça yardıma ve bakıma muhtaç halde olduğu bir zamanda derhal Arles'dan ayrılmış ve de Vincent'ı bir daha görmemişti.

İster bir meslektaş, ister dost, isterse de düşman veya tehdit olsun (ki muhtemelen bunların hepsi), Gauguin'in Vincent'ın yaşamındaki önemi yadsınamaz.